su arama su bulma su arama yöntemleri su arama su bulma jeoloji mühendisi su arama yöntemleri jeofizik mühendisi su arama su bulma jeoloji mühendisi su arama yöntemleri jeofizik mühendisi
Okul Öncesi Psikolojik Terapi
17 Eyl

Okul Öncesi Psikolojik Terapi

  • By: MEVLA KARAKAŞ
  • Oyun Terapisi
  • Okul Öncesi Psikolojik Terapi için yorumlar kapalı

Her çocuk için birebir aynı olmasa da, sağlıklı çocuklar kendilerinden beklenen fiziksel ve motor gelişmeyi göstererek büyürler. Sadece ayrıca sürekli değişen psikolojilerine de dikkat etmek gerekir. Çünkü 2 yaşında her şeyi ağlayarak elde etmeye çalışan çocuğunuz 3 yaşına vardığında sizi memnun etmek için elinden geleni oluşturmaya çalışıyor olabilir. 5 yaşında devamlı onu sevip sevmediğinizi sorup, 6 yaşlarında birden bire başarısızlıkları artabilir.

Gerek okulda gerekse evde uygun halde çocuk eğitimi ve çocuk yetiştirme, çocuğun yaş gelişim özelliklerini dikkate almayı lüzumlu kılar. Farklı yaş gruplarına bakılırsa; değişen davranışları ve gelişime bağlı karşı koyuşları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.

Bebeklik döneminin sonlandıği, çocukluk sürecinin başladığı ve 6 yaşına kadar sürecek bu okul öncesi evrenin başlıca gelişimsel görevi çocukların kendi yeterliliklerini sergilemekte ısrar ederek kendi insiyatiflerini elde etme çabalarıdır. Bu yaş dönemi çocuğu, artık ebeveynin beklentileri doğrultusunda davranmak yerine evin patronu olup istediklerini anne babaya kabul ettirmek çabasındadır.

Daha önceleri çabalarında, uğraşlarında herhangi bir mesele, huzursuzluk yaratmadan destek görmeyi kabullenmiş olan çocuklar, bu yaşa geldiklerinde her ne yapıyorlarsa kendi başlarına yapmakta ve kendi yeterliliklerini sergilemekte ısrar ederler.

Okul öncesi dönem çocuğu, kendine ait işleri başarma mevzusunda yol almıştır; yeterliliklerinin ve becerilerinin gelişimiyle meşguldür. Benmerkezci düşünce hakimdir. Her şeyin kendine yönelik, kendisi için tatmin edici olmasını bekler; önce kendi ihtiyaçlarının ve beklentilerinin karşılanması önemlidir. Çocuğun düşünceleri daha çok gereksinimlarına, dürtülerine doğrusu haz ilkesine bağlıdır. İstediğine, istediği yerde ve anda sahip olmak ister. Ertelenmesine katlanamaz. Engellenmeye dayanma gücü yetersizdir. Arkadaş ilişkileri ve sosyal beceriler giderek artan bir düzeyde önem kazanmıştır. Dostlarının giydikleri ve onların yaptıkları şeylerle yakından ilgilenmeye adım atar, onlar tarafınca beğenilmeye önem verir, fakat hala dikkat merkezi anne ve babasıdır. Bu evredeki pozitif anne-baba yaklaşımları, çocukların hatalardan korkması yerine, onlardan öğrenmesine ve görevli davranış geliştirmesine yardım eder.

2 yaş

Kendi kimliğine ilişkin giderek artan bir farkındalığa ulaşmaları, 2 yaş dolaylarındaki çocukların yetişkinin ricalarına ve komutlarına karşı koymalarını da beraberinde getirir. Disiplini sağlamak 2 yaşlarında oldukca önemli bir sorun haline gelir.

Doğru ve yanlış kavramları, davranış kuralları, uygun tavırlar ve değerler, kendinden başka birinin görüş açısını görme kabiliyeti benzer biçimde, çocuğu toplumsallaşmış bir kişilik haline getiren tüm temel nitelikler, öncelikle anne-baba tarafından çocuğa kazandırılır. Bu zorlu, sabır ve çaba gerektiren bir süreçtir ve gösterilen çabanın karşılığı vakit içerisinde alınır. Çocuğun uygun tavır ve davranışları gösterebilmesi için bolca tekrara ve çevresindekilerin geribildirimlerine; duygusal açıdan olgunlaşabilmesi için de desteğe ve doğru yönlendirilmeye ihtiyacı vardır.

2.5 yaşından itibaren çocuk, sıkıntılı, dikkat gerektiren ve duygu patlamaları içeren deneyimler yaşar. Bu zamanda öfke nöbetlerine çoğunlukla rastlanır. Çocuk istediğini ısrarla elde etmeye, güçlü arzularına ulaşmaya, dürtülerini doyum etmeye çalışır. İstediği her şeyi ağlayarak, vurarak, tekmeleyerek elde etme çabası içine girer. Onun emredici ve talepkar görüntüsü, kötülük olsun diye değil, kendine olan güvensizliğinden kaynaklanmaktadır. Dünya ona büyük ve tehlikeli görünür. Aslen problem kendi istekleri yerine gelmediği için öfkelenip sakinleşememesidir. Bu yüzden odadan dışarı çıkıp öfkesi dininceye kadar onu yalnız bırakmak, o anda minimum ilgi göstermek, onu ikna etme çabasına girmemek, daha sonrasında sakinleştiğinde yanına gitmek ve bir süre mesafeli davranmak daha doğrudur.

2 yaşındaki çocuğa bir şeyi yapmasını söylemiş olduğimizde ya bizi görmezden gelir veya “hayır” der. Her iki durumda da yasaklanan işi meydana getirmeye devam eder. Söyleneni yapması için kısa, açık ve net talimata, kararlı tutuma süre vakit da fizyolojik müdahaleye ihtiyacı vardır. Bir tek shususi yönerge uygun davranması için yeterli olmadığında, yanına gidip göz teması kurularak ciddiyetin belirtilmesi ve davranışı sona erdirması için müdahale edilmesi daha uygundur.

Bu yaş çocuğunun hayal ile gerçeği ayırmada problemi vardır. O kurduğu hayalleri, canlandırdığı öyküleri gerçek olarak algılar. Rüyalar gerçek görünmektedir, canavarlar hakikaten yatağın altında yaşıyor gibidir. Çevreden meydana getirilen korkutucu uyaranları gerçek olarak değerlendirir.

3 yaş

3 yaş çocuğun giderek daha az egoist ve annesine daha az bağlarımlı olduğu, daha pozitif ve dengeli bir birey haline dönüştüğü, yoğun olarak sorular sordurulmuş olduğu bir dönemdir. 2 yaşında süregelen sorgu çağı artarak sürmektedir. Bu yaş çocuğu, annesine ev işlerinde destek verir, onunla alışverişe gider, oyun oynar, şu demek oluyor ki onu memnun etmeye çalışır. Bu yaş, çocuğun yaşıtlarıyla beraber oynamaya başladığı yaştır. Yaşıtlarıyla oynamaktan mutlu olur, zamanını onlarla paylaşır. Bu tür fırsatların yaratılması onun gelecekteki sosyal uyumu açısından önemlidir.

Öfke ve kırıklığını hala fiziki olarak yansıtır. Hayalle gerçeği birbirinden ayırmaya başladığı bu dönemde, hayal gücüne bağlı deneyimler yaşar. Kendi kontrolünde hayali bir arkadaş edinir. 3 yaş çocuğu diğerlerinin duygularına kırılganlık gösterir ve onların bulunmuş olduğu durumu anlayabilir.

3 yaş çocuğunun daha güçlü bir kişilik duygusu vardır ve bağlarımsızlığı yitirme endişesi olmaksızın itaat etme eğilimindedir. Çünkü 3 yaş çocuğu kurallara uymaktan hoşlanır. Onun pozitif davranışlarının takdir edilmesi, zorlandığı durumlarda cesaretlendirilmesi ve pozitif yaklaşımla yönlendirilmesi, yetişkinle işbirliğine girmesine yardımcı olacaktır.

Anne baba olarak, empatik yaklaşarak onu anlamaya çalışmanız ve duygularını kabul etmeniz, yanında kendisini ifade edebileceği bir oyun ortamı oluşturmanız, beraber zaman geçirebileceği oyun arkadaşı bulmanız, onu farklı sosyal ortamlara girmeye farklı kişilerle mesajşim kurmaya özendirmeniz, kendine güveninin desteklenmesi açısından yararlı olacaktır.

4 yaş

Karşı gelme yaşıdır. Çocuk isteklerine karşı gelindiğinde, yetişkinlerle uygunsuzca, azca çok kaba bir uslupla mevzuşabilir ve oyun arkadaşlarıyla kavga edebilir. Sınırları zorlar, erişkin otoritesine meydan okur. Tahrik edildiğinde vurur, tekme atar, mutlu olmadığında bulunduğu ortamı terk etmek ister. Şamatalı güler, yüksek sesle ağlar, duygularında uç noktalarda dolaşan bir değişkenlik görülür. Kaba sözcükler kullanmaktan hoşlanır.

4 yaşındaki çocuk özellikle aynı cinsten olan aile bireyiyle çatışma yaşar.

Bu yaş çocuğuna, doğru ve yanlış kavramları verilmeye başlanmalıdır. Gerektiğinde kendi odasına göndermek yada bir tv programı seyretmesini engellemek gibi basit cezalar uygulanabilir. Sadece, çocuğun niçin ceza almış olduğunı bilmesi gerekir. Çünkü cezalandırılmasının sebebini merak eder ve bu açıklanmazsa kendisine haksızlık yapıldığını düşünebilir.

5 yaş

5 yaş çocuğu, kendi kendine yeter, sosyaldir, kendinden emindir, şekilci ve uyumludur. Uyumsuzluk ve huysuzluk sürecini geride bırakmıştır. O, kas hakimiyetinin gelişmesiyle, daha çabuk karar verebilmesiyle, tertipli cümleleriyle, insanlarla olan toplumsal ilişkilerinin artmasıyla farklı bir görünüm sergiler. Anne, 5 yaş çocuğu için dünyanın merkezidir. Annesini memnun etmek, onun yanında olmak, ona yardımcı olmak ister. 5 yaş çocuğu, artık daha çabuk hareket eder. Hep mevzuşmak ister, yetişkinler şeklinde uzun cümleler kurmaya çalışır. Bilgisini arttırmak için sorular sorar, her şeyin niçin ve niçini ile ilgilenir. Rahat ve ciddidir, dikkatli ve kesindır. Nazik bir dosttur. Pozitif yönde geribildirime daha iyi tepki verir.

5.5 yaşına geldiğinde ise süre vakit öfke nöbetleri ve somurtma tepkileri görülür. Çok yorulduğunda saldırgan davranır, ağlamaklı olur, kolayca ağlayabilir. Baş ağrısı, soğuk idraknlığı ve karın ağrısından sıkça şikayet eder olmuştur. “Beni seviyor musunuz?” sorusunu sıkça sorar ve cevap bekler. Anne baba çocuğu başka çocukların önünde utandırmamaya, başkalarının yanında terbiye etmemeye özen göstermelidir. 5-6 yaşlarında çocuk, kendi duygu ve düşüncelerini ortaya koyacak girişimlerde bulunur. En sevdiği şey, insan figürü çizmektir.

6 yaş

6 yaş çocuğu, tembel ve kararsız davranır. Fakat bir kere karar verdikten sonra onu fikrinden caydırmak her zaman basit olmaz. 5 yaşındaki uyumlu ve dingin görünüm, 6 yaşında yerini uyumsuzluğa, 2.5 ve 4 yaşlarında görülen olumsuzluk emarelerine bırakır. Çok sayıda dostla ilişki kurduğu görülür. Bireysel oyunun yerini grup oyunu almıştır. Oyunda kuralları o koyar. Bedenen hayli hareketlidir. Vakit süre dengesini kaybeder, bir yerlere takılıp düşer. Bu yaş çocuğu her şeyin hepsini ister ve paylaşmaktan kaçınır. İstekleri hiç bitmez ve anında yapılmasını ister. Her şey istediği şekilde olmalıdır. Birçok düşsel rollere girer, grup oyunlarından çok hoşlanır. Yarışma ortamlarında başarısızlığa tahammülü yoktur. Oyun saatleri fırtınalı geçer. Birinci olmaya ihtiyacı vardır. Arkadaş ilişkilerinde zaman süre emreden, tartışan, korkutan veya vuran bir fert olarak dikkati çeker. Egoist ve kavgacı olabilir. Fırtınalı ve duygusal bir yaştır. Sürekli bir şekilde dikkate alınma arzusunu yaşar. Eleştiriler karşısında çok hassasdır. Duyguları kolayca örselenir. Kolayca ağlar.

Tüm araç gereçleri iyi kullanır. Bazı sorumluluklar yüklenir, söylenenleri dikkatle dinler, dikkat süresi uzar. Kendisiyle gerçek özellikte eğitim uygulamaları yapılacak çağa gelmiştir. Bağımsızlığın ortaya çıkması zaman vakit çocuk için bir kaygı nedeni oluşturur. O da, bu kaygıyla başaçıkabilmek için her şeyi denetimü altında tutmaya çalışır. En iyi olmak, birinci olmak, her şeye sahip olmak, sevilmek ve övülmek ister. Suçlanmak ve eleştirilmek istemez. Kendisine verilen cezalara tepki gösterir. Bu yaşlardaki çocukların başarısızlıkları üzerinde durulmamalı, başarıları ise belirtilmelidir. Başarıları belirtilirken niçin başarılı olduğu da açıklanmalıdır.

6 yaş çocuğunun kendine bakım ve günlük temizlik alışkanlığı ile göz-el koordinasyonunu kazanmış olması önemlidir. Kendi başına kolay giyilebilen pantalonunu giyip çıkarabilen, wc’ye gidip temizliğini yapabilen, kendi başına yiyecek yiyebilen çocuk, okuluna daha iyi uyum sağlayabilir, kendine yetebilir ve daha özgüvenli olur. Burada ailenin yaklaşımı ve çocuğa verilmiş olan fırsatlar önemlidir. Çocuğun edindiği becerileri yaygın olarak her ortamda kullanabilmesi için ailenin okulla paralel yaklaşımı benimsemesi önem taşımaktadır.

Bizler artık biliyoruz ki, çocuk, bizim çocuğumuz, bizim öğrencimiz, bizim eşyamız olmadığı süre, bize kör bir uyumla bağlanmadığı vakit başarılı olur. Onu özgürleştirmeye çalışmış olduğumuz zaman, ona farklı düşünme olanağı, kendi kıymet normlarını seçme, ona kendini yaratma olanağı verdiğimiz zaman yetişkinliğe hazırlanmış olur.

Ana-babasından gelen itici tutumlar, çocuğun kendisini değersiz bulmasıyla sonuçlanır. İstenen davranışları gösterdiğinde desteklenen çocuk, onaylanan davranışlarının hangileri bulunduğunu öğrenir. Bu ortam öz güvenli çocuk yetiştirmenin temelidir. Günümüz şartları dikkate alındığında, kendi kendini yönetebilen, atılgan, güvenli, kendi başına karar verip sorumluluğunu üstlenebilen çocuk ve yarının gençlerini topluma kazanımı çok önemlidir.

Ancak Her Halükarda Uzman Bir Pedagog Terapisi Şarttır.

, ,

Konya Aile Danışmanı ve Pedagog Mevla Karakaş © Tüm Hakları Saklıdır.

Yazılım & Seo : Kadir ÇİNİ