su arama su bulma su kuyusu ruhsatı su bulma teknikleri su bulan adam jeoloji mühendisi jeofizik mühendisi web tasarım seo uzmanı web tasarım ajansı Backlink tanıtım yazısı sanal santral kahramanmaraş web tasarım gaziantep web tasarım adana web tasarım konya web tasarım kahramanmaraş seo uzmanı gaziantep seo uzmanı
Çocuk Psikolojisinde Erikson’a Nazaran Çocukların Gelişim Dönemleri
16 Eyl

Çocuk Psikolojisinde Erikson’a Nazaran Çocukların Gelişim Dönemleri

  • By: MEVLA KARAKAŞ
  • Aile Danışmanlığı
  • Çocuk Psikolojisinde Erikson’a Nazaran Çocukların Gelişim Dönemleri için yorumlar kapalı

Erik Erikson, Freud’un kuramını ergenlikten sonrasında yaşlılığa kadar genişleterek sekiz psikososyal gelişim sürecini tanımlamıştır. Gelişimde eleştiri dönemler olduğuna inanmaktadır. Erikson’a göre, insanın yaşamında belli başlı sekiz eleştiri dönem vardır.Her dönemde de atlanması ihtiyaç duyulan bir kriz,bir çatışma bulunmaktadır.İnsanların sağlıklı bir kişilik kazanmalarında bu dönemlerin başarılı olarak atlanması gerekmektedir. Eğer bir dönemdeki kriz tam olarak çözümlenemezse ferdin yaşam deliğinin daha sonraki dönemlerinde de bu kriz devam eder,çözümleninceye kadar sorun yaratır.

Gelişim Evreleri

1.Safha: GÜVENE KARŞI GÜVENSİZLİK

Bu da ehemmiyet, doğumdan bir yaşına kadar sürer.Bu dönemde bebekler, çevresindeki dünyaya güvenip güvenmeyeceklerine ilişkin temel duygular edinirler.Yaşamın ilk senesinde çocuğun ihtiyaçlarının doyurulması,büyük ölçüde anne yada onun yerine geçen yetişkine bağlıdır.Bir başka deyişle,anne yada onun yerine geçen yetişkinle kurulan ilişkinin niteliği temel itimat duygusunun ve toplumsallaşmanın özünü oluşturmaktadır.Çocukta,iyimserlik ve mutlu olmanın temelleri atılır.

2.Safha: BAĞIMSIZLIĞA KARŞI UTANMA VE ŞÜPHECİLİK

Bu dönem on ikinci aydan üç yaşına kadar devam eder.Bu zamanda çocukların çoğu yürümekte, başkalarıyla iletişim kurabilecek kadar konuşmaktadır.Çocuklar artık tümüyle başkalarına bağlarılı kalmak istemezler.Önceki dönemde temel itimat duygusunu kazanmış çocuk, öz saygısını yitirmeksizin kendi denetimini kazanabilmesi için,özgürlüğü hissetmesi gerekmektedir.Kendi kendine yiyecek yeme,eşyalarını toplama,giyinme ve soyunma,giysisini seçme,karşılaştığı bazı problemleri çözme çabalarında teşvik edilmelidir.Böylece çocukta bağlarımsızlık duygusunu temelleri atılır.Kendi kendini denetim etme ve elitin özü bu zamanda oluşur.

3.Safha: GİRİŞKENLİĞE KARŞI SUÇLULUK DUYMA

Girişkenliğe karşı suçluluk duyma,üç yaşından altı yaşına kadar olan dönemdir.Çocuğun motor ve dil gelişimi,onun fizyolojik ve sosyal çevresini daha çok araştırmasına,daha atılgan olmasına olanak verir.Gerek anne-baba gerekse okul öncesi eğitim kurumlarındaki öğretmenler çocuğun koşmasına,atlamasına,oynamasına izin verilmelidir ki çocukta girişkenlik duygusu gelişebilsin.Organik merakından dolayı çok sık azarlanan ve engellenen çocukta,suçluluk duygusu gelişmektedir.

4.Aşama: BAŞARIYA KARŞILIK AŞAĞILIK DUYGUSU

Bu dönem altı yaşından on iki yaşına kadar devam eder. Erikson’a nazaran birey kişilik gelişim dönemlerinden ilkinde “bana ne verildiyse ben oyum” ikincisinde “ne yaparsam oyum” üçüncüsünde “hayal ettiğim şeyi olacak kişiyim” dördüncüsünde “ne öğrenirsem oyum” inancına haizdir.Bu zamanda çocuk okula gittiği için sosyal dünyasında büyük bir genişleme meydana gelir. Dostlar ve öğretmenin çocuk üstündeki tesiri artarken ana-babanın etkisi giderek azalmıştır.Çocuklar bu zamanda,yetişkinlerin kullandıkları aletleri kullanmaya çalışırlar;bir şey üretmeye çaba gösterirler.Çocukların çabaları desteklendiğinde,çalışma ve başarılı olma davranışları gelişir.Aksi taktirde devamlı olarak yapmış olduklarında eleştirilen bir desteklenmeyen,beğenilmeyen çocuklar,yaptıklarının değersizliğine inanarak aşağılık duygusu geliştirebilirler.

5.Evre: KİMLİK KAZANMAYA KARŞI ROL KARMAŞASI

Bu ehemmiyet 12-18 yaşları kapsar. Ergen bu zamanda kimlik arayışı içindedir.Hızlı fiziksel ve fizyolojik değişimiyle baş etmeye çalışırken bir taraftan da gelecekteki eğitimi,kariyeri hakkında yeni kararlar verme durumundadır.Ergenin üstünde akran gruplarının büyük bir tesiri vardır. Erikson’a bakılırsa ergen bu dönemde başarılı bir halde kimlik kazanma sorununu çözerse kendine güvenen,kendinden kesin bir fert olarak yaşamını sürdürür.Bu zamanda “Ben kimim?” sorusu çok önemli hale gelir.Ergen,bu soruyu cevaplarken, ana-babasından çok,akran gruplarından etkilenir. Buluğ devri değişme süredir.
Ergenin bu zamanda cevaplaması ihtiyaç duyulan bir oldukça sual vardır.Bunlardan bazıları, “Çocuk mu yoksa yetişkin miyim?”, “bir gün baba yada anne olacak mıyım?”, “Başarılı mı yoksa başarısız mı olacağım?”. Ergenin sağlıklı bir kimlik kazanmasında çevresinde model alabileceği yetişkinlerin bulunması önem taşımaktadır.
Erikson’a nazaran bu dönemde ergen,başarılı bir şekilde kimlik kazanma sorununu çözerse,kendine güvenen,kendinden kesin bir fert olarak yaşamını sürdürebilir ve başarılı olur.

6.Aşama: DOSTLUK KAZANMAYA KARŞI YALNIZ KALMA

ortalama olarak 18-26 yaşlarını kapsar. Buluğ döneminde kimliğini bulan birey bu dönemde artık başkalarıyla yakınlıklar,dostluklar kurabilir.Karşı cinsle dostlukta, sevgi ağırlık taşır.Gencin yaşamında evlilik ve iş kariyeri önemli hale gelir. Buluğ döneminde dostluklar sağlam temeller üzerine kurulur.Gencin yaşamında evlilik mevzuları ve evlenme önemli bir yer tutar.Bu dönemdeki krizi sağlıklı olarak atlatan birey güvenli bir halde sevgiyi verme ve alma gücüne sahip olur.Aksi durumda,başkalarıyla dostluk ilişkisi kurmada güçlük çeken genç,fert için istenmeyen ve salıksız olan ruhsal bir yalnızlığa itilebilir.Genç yetişkinin bu dönemdeki krizi,öğretmenlerine ve çevresindeki tüm kişilere karşılıklı sorumluluklar düşmektedir.
İnsana sevgi ve saygıyı esas alan bir cemiyet yapısında,bu çatışmaların başarılı bir halde çözümlenebileceği gözlemlenmektedir.

7.Evre: ÜRETKENLİĞE KARŞI DURAKLAMA

Bu dönem orta yetişkinlik yıllarını kapsar.Birey için çocukları kanalıyla neslini devam ettirmek önemli olduğu şeklinde evi haricinde da gelecek nesillerin yetişmesine rehberlik ederek üretken olabilir.Üretken olmadığında da bir işe yaramama duygusuna kapılıp durgunluk içine girebilir.Bu döneme pozitif yönde atlatabilmesi için ferdin evini,işini paylaştığı kişilere önemli sorumluluklar düşmektedir.Yetişkin bu zamanda üretken,verimli ve yaratıcıdır.Kişi evi haricinde da topluma yararlı işler yapabildiği,kendinden sonraki kuşaklara rehberlik edebildiği sürece üretkendir.Aksi durumda bir işe yaramama duygusuna kapılabilir ve durgunluk dönemine girebilir.Etrafa karşı kayıtsız tavırlar geliştirirler.Sahte,köksüz ilişkiler kurar,kendi doyumunu ve çıkarını öncelikle gözetirler.Ek olarak hep yerinde saydığını düşünerek mutsuz olabilirler.
Bu dönemdeki krizi,bireyin pozitif yönde bir halde atlatmasında;evini,işini paylaştığı kişilere şu demek oluyor ki çevresinde yoğun etkileşimde bulunmuş olduğu bireylere önemli roller düşmektedir.

8.Aşama: BENLİK BÜTÜNLÜĞÜNE KARŞI UMUTSUZLUK

İleri ki yetişkinlikteki yılları kapsar.Bu zamanda fert ya önceki yedi devrin pozitif yönde birikimi sonucu benliğini tam olarak bulmuş,mutlu, güvenli, sevilen,aranan bir fert yada önceki dönemlerde çatışmaları sağlıklı olarak geçirmeme sonucu umutsuzluklar içinde hırçın aksi bir insan görünümündedir.

Sonuç olarak,insanın benliğinin şekillenmesinde ve gelişiminde başlangıçta anne ya da onun yerine geçen yetişkinden başlayarak daha sonrasında aile,okul,şehir ve dünyadaki diğer insanoğlu önemli rol oynamaktadır.Bu halde mutlu insanlardan oluşan mutlu bir cemiyet meydana getirmek istiyorsak,kişinin her dönemdeki temel gereksinimlerini en iyi şekilde doyurmasını sağlamak çatışmalarını çözümlemesine yardım etmek üzere çaba harcamamız gerekmektedir.

, , ,

Konya Aile Danışmanı ve Pedagog Mevla Karakaş © Tüm Hakları Saklıdır.

Yazılım & Seo : Kadir ÇİNİ